Anayasanın Siyasi Haklar ve Ödevler başlıklı Dördüncü Bölümünün 74’ncü maddesinde güvence altına alınmıştır. Dilekçe hakkı nedir denildiğinde sorulara cevap almak suretiyle bilgi edinmeyi, şikâyette bulunmak suretiyle denetlemeyi, dilek ve önerilerde bulunmak suretiyle de demokratik katılımı sağlayan bir hak anlamalıyız. Dilekçe hakkı aynı zamanda Anayasa’da yer alan hak arama özgürlüğü (m.36) ve bilgi edinme hakkıyla (m.74/4) da ilişkilidir.
Bu hak, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) “Hürriyete Karşı Suçlar” Bölüm başlığı altında yer verilen Dilekçe Hakkının Kullanılmasının Engellenmesi adı altında ilk kez 5237 TCK’nın 121’nci maddesi ile koruma altına alınmıştır.
Dilekçe Hakkının kullanılmasına Dair Kanunla dilekçenin şekli ve kullanılma biçimi, hukuki olarak konusu ve içeriği, dilekçe hakkını kullanabilecek kişiler, yabancıların dilekçe hakkı, dilekçenin verilebileceği makamlar, dilekçeye ne kadar sürede cevap verileceği gibi çeşitli konular ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Avrupa Birliği (AB) ile uyum sürecinde dilekçe hakkı daha da geliştirilerek 4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu (BEHK) kabul edilmiştir. Bu Kanun, kamu yönetiminin şeffaflaşmasına yönelik önemli bir açılımın kanuni dayanağını teşkil ettiği gibi demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarını sağlamaktadır.
Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanuna göre yapılan başvuruların sonucu veya yapılmakta olan işlemin safahatı hakkında dilekçe sahiplerine en geç 30 gün içinde gerekçeli olarak cevap verilir. İşlem safahatının duyurulması halinde alınan sonuç ayrıca bildirilir. Dilekçe, konusuyla ilgili olan idari makama verilir. İlgisi olmayan bir idari makama verilmesi durumunda, bu makam tarafından yetkili idari makama gönderilir ve ayrıca dilekçe sahibine de bilgi verilir.
Türkiye’de ikamet eden yabancılar karşılıklılık esası gözetilmek ve dilekçelerinin Türkçe yazılması kaydıyla bu haktan yararlanabileceklerdir.
Belli bir konuyu ihtiva etmeyen; yargı mercilerinin görevine giren konularla ilgili olan, dilekçenin zorunlu unsurlarını taşımayan (TBMM ile yetkili makamlara verilen dilekçeler sahibinin adı soyadı ve imzası ile iş veya ikametgâh adresinin bulunması gerekir) dilekçeler incelenmeyecektir.
Görüldüğü üzere yargı mercileri görevine giren konularla ilgili olan dilekçeler idari makamlar tarafından incelenmeyecek. Burada kastedilen adli dilekçelerdir.
Adli Dilekçeler Nedir?
Adli dilekçeden, adli makamlara verilen ve çoğunlukla içerikleri yasalar tarafından belirlenmiş bulunan dilekçelerdir. Adlî dilekçeler şekil şartına tabii olup çok çeşitlidir. Bunlar dava dilekçeleri, şikayet dilekçeleri, itiraz dilekçeleri, davaya cevap dilekçeleri, ihtiyati tedbir dilekçeleri gibi dilekçelerdir. Adli dilekçeler, değişik yargılama yöntemleri bakımından farklılıklar gösterebilmektedir.
Hakları ihlal edilen kişiler, ihlal edilen haklarının yerine getirilmesini yalnızca devletten talep edebilirler. Başka bir ifadeyle kişilerin kendi haklarını bizzat kendilerinin almaları mümkün değildir. Bunu önlemenin yolu, hak aramak için devletin oluşturduğu mercilere (mahkemelere, adli makamlara) başvurulması zorunluluğudur. Anayasamız da, hak arama özgürlüğünü, yargı mercilerine başvuru olarak kabul etmektedir (m.36).
Yargısal bir uyuşmazlığı mahkeme önüne getirmenin yolu dava açmaktan geçmektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre (HMK, m. 118) dava açılması ise dava dilekçesiyle olur. Dava dilekçesi, davalı tarafın davadan haberdar olmasını sağlayarak yapacağı savunmanın da hukuksal temelini ve çerçevesini belirler. Bir dava dilekçesinin hangi unsurları taşıması gerektiği HMK’nin 119. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenmiştir. HMK’nın devamı maddelerinde cevap dilekçesi ve ikinci cevap dilekçelerinin de şekli unsurları detaylı şekilde düzenlenmiştir.
Burada üzerinde durulması gereken unsur dilekçelerin kimi zaman dava kazandırdığı kimi zaman da dava kaybettirdiği gerçeğidir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 1974/7326 esas 1974/6426 karar 19.09.1974 karar tarihli içtihadı ile hukuki uyuşmazlıklarda dilekçenin önemini “DAVA DİLEKÇESİ DAVANIN ALIN YAZISIDIR” diyerek belirtmiştir. Hukuk uyuşmazlıklarında dilekçe hakkı nedir denildiğinde aklımıza bu içtihat gelmelidir.
Uyuşmazlığın adli mercilere taşınmasının ilk adımı olan dava dilekçesinin ve yazılacak her tür dilekçenin konuya hakim eğitimini almış kişiler tarafından yazılması, sizin iyi sonucu almanıza yardımcı olacaktır. Bu sebeple hukuki uyuşmazlıklarınız da atacağınız her adımda uzman kişilerden yardım almanız tavsiye olunur.
Av. Havva KÜLÜĞ