İkrar ne demek?

Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre ikrar, saklamayıp doğruca söyleme, açıkça söyleme, bildirme, kabul etme demektir.

Ceza Hukuku’nda da kabul etme anlamında kullanılır. Ancak her durumda göz önünde bulundurulmalı mıdır? 

 

  Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2015/1932 esas 2018/1069 karar 13.02.2018 tarihli    içtihadı ile ikrarı ve uygulanma şartlarını açıklamıştır. 

 

Ceza Muhakemesinin asıl amacı maddi gerçeğe ulaşmaktır. Buna ulaştıracak araçlar ise delillerdir.

Deliller şahsi açıklamalar, tanık beyanları, sanık ve tanıklardan başka kişilerin açıklamaları, özel yazılı açıklamalar, görüntü ve/veya ses kayıt eden açıklama ve belirtiler şeklinde ayrıma tabi tutulabilir. Bütün isnat araçları delildir. Soyut olarak deliller eşdeğerdedir. Her olayda lehe ve aleyhe deliller vardır. Deliller; gerçekçi, akılcı, olayı yansıtan ve kanıtlamaya yararlı, hukuka uygun elde edildiklerinde değerlidirler.

Sanık ikrarı da bir delildir. İkrar ne demek; aleyhe hukuksal sonuç doğuran bir olayı doğrulayan sanığın kabullenmesidir.

İkrar, tek başına kesin kanıt kabul edilemez. Çünkü bir kimsenin çeşitli nedenlerle ikrarda bulunması olanaklıdır. Yargıç önünde yapılan ikrarın dahi bağlayıcı olabilmesi için başka yan kanıtlarla doğrulanması gerekir. İkrarını geri alan sanığın önceki soyut ikrarına dayanılarak hiçbir zaman mahkumiyet kararı verilemez.

İkrar olunan olay yargıç önünde yapılıp, geri alınmayıp yan delillerle desteklendiğinde değerlidir. Başka bir ifade ile kanıtla doğrulanan ikrar değerlidir. Soyut ikrar tek başına yeterli olamaz.

📌İkrar da dahil hiçbir kanıt tek başına yargıcı bağlamaz.

İlk derece mahkemesinin tek ve asli görevi gerçeği ortaya çıkarmaktır. Bunun için sanığın lehine ve aleyhine tüm kanıtları dava sonuçlanıncaya kadar toplar, tek tek ve/veya bir bütün halinde değerlendirip birbirini tamamlayan parçaları ele alıp, mantıksal bir yol izleyerek vicdani kanaate sonuca ulaşır.

Varsayıma dayalı ve/veya kuşku duyularak hüküm kurulamaz. Geçerliliği tartışılır ve/veya kanıtlanmamış beyanlar varsa, ortada karanlık kalmış bir nokta olduğu söylenebilir.

Kanıtlar mutlaka sanığın suç işlediğini kesin olarak kanıtlayan bir noktaya ulaşmalıdır. Ulaşamıyorsa bu durum sanık aleyhine yorumlanmamalıdır. Ceza yargılamasının en büyük ilkesi olan şüpheden sanık yararlanır kuralına göre değerlendirme yapılacaktır.

Av. Havva KÜLÜĞ

Exit mobile version