İddianame nedir? İddianame, Cumhuriyet savcısının soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek, bir suç işlendiği konusunda yeterli şüphe oluşması halinde şüpheli hakkında ceza davası açmak amacıyla hazırladığı belgedir.
İddianame, Cumhuriyet savcısı tarafından görevli ve yetkili ceza mahkemesine sunulur. Mahkemenin iddianameyi kabul etmesiyle birlikte soruşturma aşaması sona erer ve kovuşturma (yargılama) aşaması başlar.
İddianameye ilişkin temel düzenlemeler 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 170 ila 174. maddeleri arasında yer almaktadır. Cumhuriyet savcısı, bir suç işlendiği şüphesini öğrendiğinde soruşturma açmakla yükümlüdür. Soruşturma sırasında şüphelinin lehine ve aleyhine olan delillerler toplanır. Ancak genelde lehe delil toplanma durumuna rastlanmamakla suç isnadı altındaki kişilerin avukat tutması bu yöndende elzemdir. Toplanan deliller sonucunda suçun işlendiği konusunda yeterli şüphe oluşursa kural olarak iddianame düzenlenir. Yeterli şüphe oluşmuyorsa, şartlarına göre kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) verilebilir.
İddianame düzenlenebilmesi için temel olarak;
- Usulüne uygun bir soruşturma yapılmış olması,
- Suçun ispatına doğrudan etki edecek mevcut delillerin toplanmış olması,
- Şüphelinin kimliğinin belirlenmiş olması,
- Toplanan delillerin kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturması
gerekir. İddianame nedir
İddianamenin Kabulü Nedir?
Savcılık tarafından hazırlanan iddianame mahkemeye gönderilir. Mahkeme, iddianameyi ve soruşturma dosyasını inceleyerek kanunda öngörülen şartların bulunup bulunmadığını değerlendirir.
Mahkeme iddianameyi kabul edebilir, Kanunda belirtilen şartların bulunması halinde iddianameyi iade edebilir. İddianamenin kabul edilmesiyle birlikte soruşturma aşaması sona erer ve kovuşturma aşaması başlar. Bu aşamadan sonra şüpheli artık sanık sıfatını alır. Mahkeme iddianamede eksik bir husus bulunmaması halinde ayrıca duruşmanın hazırlanmasına yönelik işlemleri yapar ve duruşma tarihi belirlenir.
İddianamenin İadesi Nedir?
İddianamenin iadesi, mahkemenin kanunda belirtilen eksiklik veya usulsüzlüklerin bulunması nedeniyle iddianameyi Cumhuriyet savcılığına göndermesidir. CMK m.174 uyarınca mahkeme, iddianameyi ve soruşturma evrakını inceledikten sonra gerekli şartların bulunmadığını tespit ederse iddianamenin iadesine karar verebilir.
Mahkeme, iddianame ve soruşturma evrakının kendisine verildiği tarihten itibaren 15 gün içinde iddianamenin iadesine karar verebilir. Bu süre içerisinde iade kararı verilmezse, kanun gereği iddianame kabul edilmiş sayılır.
İddianamenin iadesi sebepleri arasında kısaca;
- CMK m.170’te belirtilen zorunlu unsurların bulunmaması,
- Suçun ispatına doğrudan etki edecek mevcut bir delilin toplanmamış olması,
- Uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği halde uygulanmaması,
- Önödeme hükümlerinin uygulanması gerektiği halde uygulanmaması,
- Gerekli izin veya talep şartının yerine getirilmemesi,
- Kanunda öngörülen bazı özel muhakeme usullerinin uygulanmaması
sayılabilir.
Örneğin, soruşturma dosyasında suçun ispatına doğrudan etki edeceği açık olan mevcut bir delil toplanmadan iddianame düzenlenmişse, kanundaki şartların oluşması halinde iddianamenin iadesi gündeme gelebilir.
Kanun, iddianamenin iadesini belirli sebeplerle sınırlandırmıştır.
- Suçun hukuki nitelendirmesinin savcı tarafından mahkemenin değerlendirmesinden farklı yapılması
- Yeterli delil bulunmadığı düşüncesi,
- Şüphelinin savunmasının alınmamış olması,
- Bilirkişi raporunun henüz alınmamış olması,
- Keşif yapılmamış olması,
- Bazı adli raporların henüz tamamlanmamış olması
gibi durumları iddianamenin iadesini gerektirmez. Eksikliğin niteliğine ve CMK m.174’teki şartlara bakılması gerekir. Cumhuriyet savcısı ise iade kararına karşı itiraz edebilir. İade kararı kesinleştiğinde, belirtilen eksiklikleri gidererek yeniden iddianame düzenleyebilir.
İddianame Yargılamanın Sınırlarını Belirler mi?
Ceza yargılamasının temel kurallarından biri, mahkemenin iddianamede gösterilen fiil ve fail ile bağlı olmasıdır. CMK m.225’e göre hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebilir. Örneğin iddianamede yalnızca hırsızlık olayından bahsedilmişse, yargılama sırasında ayrıca işlendiği ileri sürülen başka bir fiil nedeniyle sanık hakkında doğrudan hüküm kurulamaz. Yeni fiil bakımından gerekli soruşturma ve dava açma sürecinin işletilmesi gerekir. Buna karşılık, aynı fiilin hukuki nitelendirmesi değişebilir. Mahkeme, iddianamede anlatılan olayın farklı bir suçu oluşturduğu kanaatine varırsa, gerekli usul güvencelerini sağlayarak farklı bir suç vasfı üzerinden değerlendirme yapabilir.

