12.Yargı Paketi, Resmî Gazete’de 31.07.2026 tarihinde yayımlandı. 12.Yargı paketi YARGININ ETKİN VE VERİMLİ İŞLEMESİNE YÖNELİK BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun No. 7589 ve BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİKYAPILMASINA DAİR KANUN Kanun No. 7590 şeklinde Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. Resmi Gazete için tıklayınız.
Yürürlüğe giren yargı paketinde 13 ayrı kanunda değişiklik yapılmaktadır. Başlıca değişikliklere değinmek faydalı olacaktır.
Ceza Hukukundaki Düzenlemeler
12.Yargı Paketi maddeleri arasında ceza muhakemesine ilişkin değişiklikler ağırlıklı yer tutmaktadır.
-
HAGB’de köklü değişim (CMK m. 231):
HAGB kararları artık Bölge Adliye Mahkemesi’nde (BAM) istinaf incelemesine tabi tutulacak; BAM kararları Yargıtay’a temyiz yoluyla taşınabilecek; işkence, eziyet ve kamu görevlisinin görevi nedeniyle kötü muamele suçlarına (Anayasa Madde 17 kapsamı) HAGB uygulanmaz.Yasalaşan metinde ek düzenlemeler de yer aldı: HAGB kararında mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez, kısa süreli olsa seçenek yaptırımlara çevrilemez. Sanık zararı hemen ödeyemezse mahkeme, denetim süresince aylık taksitle ödeme koşuluyla da HAGB kararı verebilir. Denetim süresi boyunca dava zamanaşımı işlemez. HAGB kararı ayrı bir sisteme kaydedilir; yalnızca soruşturma ve kovuşturmayla ilgili mercilere açılır. BAM veya Yargıtay ilk derece sıfatıyla HAGB kararı verirse temyiz yoluna gidilebilir.
- DNA ve genetik veri güvencesi (CMK m. 80): Beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlanan davalarda alınan DNA örneklerinin imhası zorunlu hale geldi. Diğer hallerde kararın kesinleşmesinden itibaren 20 yıl geçmesiyle imha edilir. Genetik ve biyometrik veriler özel işleme koşullarına tabi tutuluyor; ilgili kişiye silinme talebi hakkı tanınıyor. Savcının DNA alma kararına karşı sulh ceza hakimliğine, mahkeme veya hâkim kararlarına karşı itiraz yoluna başvurulabilecek. Verilerin sisteme kaydı, saklanması ve imhasına ilişkin usul ve esaslar, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarınca müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.
- Kaçak sanığın hakları (CMK m. 247): Sorgulanmadan mahkûmiyet verilemeyecek. Teslim olan veya yakalanan sanık, yargılamanın yenilenmesini talep etme hakkına sahip olacak.
- C. Başsavcısı itiraz yetkisinin genişlemesi (CMK m. 308): Cumhuriyet Başsavcısının Yargıtay kararlarına itiraz süresi mevcut 1 aydan 3 aya çıkıyor; sürenin başlangıcı ilamdan itibaren değil, dosyanın Başsavcılığa tesliminden itibaren sayılıyor. Bunun yanı sıra itiraz yetkisi tüm Yargıtay ceza dairesi kararlarını kapsayacak şekilde genişletiliyor. Sanık lehine yapılan itirazlarda herhangi bir süre sınırı uygulanmıyor.
-
12.Yargı paketi İBAN Mağdurları Düzenlemesi
Fıkraya göre; TCK 157 veya 158’deki suçlara iştirak eden kişinin eylemi yalnızca banka hesabı, kredi kartı ya da kripto varlık hesabına erişim bilgisi vermekle sınırlıysa ceza yarı oranında indirilecek.
Hesap bilgisi verenlere uygulanan bu yarı indirimin yanı sıra, zararın giderilmesi halinde TCK 168 kapsamında etkin pişmanlık hükümleri de ayrıca uygulanabilir:
- Zarar soruşturma aşamasında tamamen giderilirse TCK 168 uyarınca 2/3 oranında ayrıca indirim
- Zarar yargılama aşamasında tamamen giderilirse TCK 168 uyarınca yarı oranında ayrıca indirim
Bu düzenlemeyle kesinleşmiş ve infaz aşamasındaki dosyalar da kapsama alındı. Kanun, yürürlük tarihinden önce hüküm verilmiş kişiler için iki ayrı geçiş düzenlemesi getiriyor.
Kanun yolu aşamasındaki dosyalar (Geçici Madde 1, fıkra 6): TCK 158/4 kapsamına giren ve dosyası BAM ceza dairesinde bulunan kişiler hakkında bozma kararı verilerek dosya ilk derece mahkemesine gönderilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nda bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak doğrudan ilk derece mahkemesine gönderilir.
İnfaz aşamasındaki dosyalar (Geçici Madde 1, fıkra 7): Dosyası infaz aşamasında olan ve haklarında TCK 168 (etkin pişmanlık) henüz uygulanmamış hükümlülerden TCK 158/4 kapsamına girenler, mağdurun zararını mahkemenin ihtarından itibaren 6 ay içinde tamamen gidirirlerse TCK 168/2’deki etkin pişmanlık indirimlerinden yararlanabilir. Bu süre içinde zarar tamamen giderilinceye kadar infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez.
Bu hüküm; yürürlük tarihinden önce hüküm verilmiş olup kanun yoluna başvurulmadığı için yürürlük tarihinden sonra kesinleşen hükümler bakımından da uygulanır.
Medeni Yargılama Usulündeki Düzenlemeler
Bu başlık, derdest hukuk davası olan herkesi yakından ilgilendiren değişiklikleri içermektedir. 12.Yargı Paketi maddeleri içindeki usul değişikliklerinin davacı ve davalılar açısından önemi büyüktür.
-
Belirsiz alacak davasının kaldırılması (HMK m. 107):
Bu kurumu en çok kullanan kesim; işçilik alacakları, kira tazminatları ve ticari uyuşmazlıklardaki davacılar. Yeni düzenleme ile kısmi dava açan tarafa ıslah hakkı kullanmaksızın aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sonuna kadar alacağın kalan kısmını talep etme hakkı tanındı. Artırılan kısım bakımından zamanaşımı da davanın açıldığı tarihten itibaren kesilmiş sayılacaktır.
- Duruşmalar arası üç ay sınırı (HMK m. 147): Duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç ayla sınırlandırılıyor. Hâkim bu süreyi aşmak istiyorsa yazılı gerekçe göstermek zorunda. Yıllarca süren yargılamalardan şikâyetçi olan taraflar için bu düzenleme, dava takibinde somut bir denetim mekanizması oluşturuyor.
- Bilirkişiye başvurunun sınırlanması: Bilirkişiye yalnızca hâkimin kendi bilgisiyle çözemeyeceği teknik ve özel uzmanlık gerektiren konularda başvurulması zorunlu hale geliyor. Hukuki nitelendirme ve değerlendirme hâkimin görev alanında kalıyor. Bu değişiklik, uzayan yargılamaların önüne geçmeyi hedefliyor.
- SEGBİS’te imza zorunluluğunun kaldırılması (HMK m. 149): Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi aracılığıyla yürütülen duruşmalarda şimdiye kadar aranan fiziksel imza zorunluluğu kaldırılıyor. Kimlik doğrulama dijital yöntemlerle sağlanabilecek. Bu madde 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girmektedir.
-
Faiz ve Tazminata İlişkin Düzenlemeler
12. Yargı Paketi maddeleri arasında faiz ve tazminat alanındaki düzenlemeler de dikkat çekmektedir.
-
Yasal faizin piyasaya endekslenmesi:
Yıllarca sabit oranlı uygulanan yasal faiz oranının, Merkez Bankası reeskont faizinin %80’ine bağlanması öngörülüyor. Bu düzenleme, Anayasa Mahkemesi‘nin sabit yasal faizin enflasyon dönemlerinde alacaklının mülkiyet hakkını zedelediğine ilişkin tespitine dayanmaktadır. Alacaklı-borçlu ilişkilerini ve ticari uyuşmazlıkları doğrudan etkileyecek önemli bir değişikliktir.
- Destekten yoksunluk tazminatında faiz güvencesi (TBK m. 55): İş kazası veya trafik kazası gibi olgulardan kaynaklanan destekten yoksunluk tazminatı davalarında, hâkimin tazminat hesaplarken dönemsel faizi esas almasına ilişkin bir güvence sağlanıyor. Bu değişiklik, hesaplama yöntemlerindeki tutarsızlıktan doğan hak kayıplarını önlemeyi amaçlıyor; özellikle uzun soluklu iş kazası davalarında alacaklının korunması açısından önem taşıyor.
Miras ve Gayrimenkule İlişkin Düzenlemeler
12.Yargı Paketi maddeleri içinde gayrimenkul sahiplerini doğrudan ilgilendiren önemli bir değişiklik yer almaktadır.
İzale-i şüyu (ortaklığın giderilmesi) satışında mirasçılara öncelikli alım hakkı (İİK m. 114) : Ortaklığın giderilmesi davalarında verilen satış kararının icrasında köklü bir değişiklik yapılıyor. Miras yoluyla edinilen taşınmazların satışında birinci ihale yalnızca paydaşlara ve mirasçılara açık tutulacak. İsteyen paydaş, mahkemece belirlenen muhammen değerin tam olarak yüzde yüzünü ödeyerek taşınmazı satın alabilecek. Paydaşlardan alıcı çıkmazsa ikinci ihalede açık artırmaya geçilecek.
Bu düzenleme, mirasçılar arasındaki anlaşmazlıktan kaynaklanan zorunlu satışlarda aile mallarının üçüncü kişilerin eline piyasa değerinin çok altında geçmesi sorununu gidermeye yönelik. Paydaşlar artık çok daha güçlü bir konuma geliyor.
Elektronik satış portalı ile ilgili değişiklikler: Hazine, açık artırmalarda teminat göstermekten muaf tutuldu. Satış isteyen alacaklı, artırma bitiminden önceki iş günü mesai bitimine kadar başvurursa alacağı kadar teminattan muaf. İhale bedelini yatırmayan alacaklı için özel yaptırım: muhammen bedelin yüzde 10’u kendi alacağından mahsup edilir, satış masrafları borçluya yüklenmez. İhale bedelini yatırmayan paydaşın teminatı ise diğer paydaşlara payları oranında dağıtılır.
-
12.Yargı paketi İdare Hukukundaki Değişiklikler
12.Yargı Paketi maddeleri, idare hukukunda da kayda değer yenilikler getirmektedir.
- BAM’ın idari davada keşif ve bilirkişi yetkisi (İYUK m. 45): Bölge İdare Mahkemesi, istinaf aşamasında eksik kalan keşif ve bilirkişi incelemelerini artık bizzat tamamlayabilecek. Şimdiye kadar bu işlemler için dosya ilk derece mahkemesine iade edilmek zorunda kalınıyordu. Bu değişiklikle dosyalar gereksiz yere aşağı inmeyecek; idari davalarda istinaf süreci önemli ölçüde hızlanacak.
- Kaldırma kararı üzerine Danıştay temyizi ve ek düzenlemeler (İYUK m. 46): BAM’ın kaldırma kararı vermesi üzerine 30 gün içinde Danıştay’a temyiz başvurusu yapılabilmesi hüküm altına alınıyor. Genel Kurul’da kabul edilen önergeyle bu maddeye iki önemli düzenleme daha eklendi: Birincisi, mevcut kanunda konusu 270.000 TL ile 920.000 TL arasındaki vergi ve tam yargı davalarının temyizine ilişkin hüküm yürürlükten kaldırıldı. İkincisi, BAM kaldırma kararı üzerine yeniden karar verdiğinde iki karar arasındaki parasal fark 55.000 TL’yi geçmiyorsa temyiz yolu kapalı; 486.000 TL altındaki tek hakimlik davalarında bu fark aşılsa bile temyiz yok. Ayrıca BAM’ın yeniden esas hakkında verdiği karar yalnızca vekalet ücreti veya yargılama giderine ilişkinse temyiz yolu kapalı.
- İdare mahkemesi tek hâkimlik sınırının güncellenmesi (2576 sayılı Kanun m. 7): Tek hâkimle görülen idare davaları için belirlenen parasal eşik, 25.000 TL’den 486.000 TL’ye yükseltiliyor. Bu güncellemeyle daha önce heyet gerektiren pek çok dava tek hâkim tarafından karara bağlanacak; idare mahkemelerinin iş yükü daha dengeli dağılacak.
Bu paket ile ciddi değişikliklere gidilmiş olup kanun metninin incelenip doğru uygulamanın tespiti için avukatınıza danışınız. 10. Yargı Paketi ve 11. Yargı paketi için tıklayınız.
