Hukuk sistemimizde temel kural delillerin hukuka uygun elde edilmiş olması, hukuka aykırı elde edilen delilin ise hükme esas alınmayacağı yönündedir. Metinde İzinsiz ses kaydı delil olarak kullanılabilir mi ?Gizli/izinsiz alınan kayıtlar delil olur mu ? Bu kayıtların delil değeri nedir? konularını özetledik.
İzinsiz ses kaydı ve görüntü, video kayıtlarının delil olarak kabul edilip edilmeyeceği kanunlarda düzenlenmiş içtihatlarla da açığa kavuşturulmuştur.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 189/2’e göre “Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.”
Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 206/2 maddesi ise “Delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse reddolacağı”
Aynı doğrultuda, Anayasa’nın 38/6 maddesinde “Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez.” Şeklinde açıkça ifade edilmiştir.
Bu kayıtların delil değeri nedir?
Bu bağlamda vatandaşların gizlice çekim yaparak elde ettikleri izinsiz ses kaydı, görüntü ve video kayıtları genellikle suç teşkil ederek, Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar’dan birini ihlal edebilmektedir. Bu tutulan kaydın suç teşkil etmesi sebebiyle de hukuka aykırı elde edilmesi söz konusu olup hakim tarafından delil olarak değerlendirilmez. Ancak Yargıtay kararlarında hukuka aykırı delillerin somut olayın şartlarına göre değerlendirilerek bazı durumlarda hukuka uygun hale gelebildiğini görmekteyiz. Bu durum genellikle ceza davalarında, boşanma davalarında ve alacak davalarında( işçilik, tazminat vs) gündeme gelebilmektedir.
Gizli/izinsiz alınan kayıtlar delil olur mu ?
Yargıtay’a göre aşağıdaki şartların hepsinin bir arada gerçekleşmiş olması durumunda gizlice elde edilen kayıt hukuka uygun delil olarak kabul edilir:[1]
- Ses, görüntü veya video kaydı yapan kişinin kendisine veya yakınlarına karşı işlenmekte olan (cinsel taciz, cinsel saldırı, hakaret, tehdit, iftira veya şantaj gibi) bir suç söz konusu olduğunda ya da kendisine veya aile birliğine yönelen, onurunu zedeleyen, haksız bir saldırıyı önlemek için kayıt yapması gerekir.
- Kayıt yapan kişinin veya yakınları aleyhine işlenen suç veya haksız saldırı, tesadüfen veya ani gelişen bir olay şeklinde cereyan etmelidir. Tesadüfi veya ani gelişmeyen bir olay nedeniyle sistematik ve planlı bir şekilde delil oluşturmak amacıyla yapılan ses, fotoğraf veya video kayıtları suç teşkil eder.
- Ses, fotoğraf veya video kaydı yapan kişinin, işlenen suç nedeniyle o anda kolluk güçlerine başvurma imkanından yoksun olması ve kolluk güçlerine başvurulması durumunda o delillerin elde edilmesinin mümkün olmaması gerekir.
- Ses, görüntü veya video kaydı yapan kişi kaybolma olasılığı bulunan kanıtların kaybolmasını engelleme ve yetkili makamlara sunarak güvence altına almak amacıyla bu kayıtları yapmalıdır.
Yargıtay, kişinin bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı, örneğin kendisine karşı suç işlendiği anda ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani gelişen durumlarda, kaybolma olasılığı bulunan kanıtların kaybolmasını engelleyip, yetkili makamlara sunarak güvence altına almak amacıyla, saldırıyı gerçekleştiren tarafın bilgisi ve rızası dışında kayıt yapabileceği bu durumun suç teşkil edilmeyeceğine dikkat çekmektedir.
◊ Boşanma ve alacak davası(işçilik alacağı, tazminat vs.) gibi özel hukuk davalarında da gizlice yapılan kayıtlar önemli delil kaynağı haline gelmiştir. Burada da bu delillerin doğal seyrinde yapılan bir sohbet ve görüntünün kaydı olması, karşı tarafa soru sorarak ve yönlendirme yaparak delil oluşturma amacı ile elde edilmemiş olması gerekmektedir. Ancak, bu delillerin dosyaya veya hukuki ilişkiyi ne şekilde ispat ettiği Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ispat kuralları çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.
Sonuç olarak özel hukuk davalarında kişinin kendisinin veya bir yakının iddiasını ispatlamak amacıyla bir kereye mahsus yaptığı, ani gelişen olaylarda alınan kayıtlar delil değerine sahiptir. Mesela özel dedektiflik bürolarının sistematik ve planlı bir şekilde özel hayatı ihlal edecek şekilde fotoğraf çekmesi, ses kaydı alması veya video kaydı yapması suç teşkil eder. Bu şekilde elde edilen delil hem ceza hukuku hem de özel hukuk delil olarak kabul edilmez.
Ek olarak bu şekilde elde edilen delilin hukuka aykırı olup olmadığı mahkemeye sunulmadan önce avukat eşliğinde değerlendirilmesi çok önemlidir. Zira delilin sunulması ile çeşitli aleyhe durumlarla karşılaşmanız mümkündür.
Av. Havva KÜLÜĞ
[1] Yargıtay12. CD 2013/8151 E., 2014/1609 K., 27.01.2024 K.T,