Halk arasında taşeron olarak bilinen alt işveren, asıl işverenden belirli bir işin bir bölümünde ve eklentilerinde iş alan ve o işyerinde ve eklentilerinde kendi adlarına işçi çalıştıran işveren sıfatına sahip olan kişilerdir. Aldıkları işleri asıl işverene ait işyerinde yaptıkları için bu yerler alt işverenler açısından da işyeri anlamı taşımaktadır. Halk arasında taşeron olarak bilinen alt işveren kurumu 4857 sayılı İş Kanunu’n 2. maddesinde düzenlenmiştir. Kanuna göre bir işverenin taşeron olabilmesi için; Asıl işverenin işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde iş almış olmak, Yahut asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde…
Yazar: Av. Havva KÜLÜĞ
İşçi Hakları: İş Yerinde Eşitlik İlkesinin Ve Ayrımcılık Yasağının İhlali İş Kanunu madde 5 işçi hakları kapsamında işverene eşit davranma borcunu yüklemiştir. İşverenin eşit davranma borcunun iki yönü vardır. Bunlardan ilki ayrımcılık yasağına ilişkindir. Ayrımcılık yasağı kişilerin temel hak ve özgürlükleri ile ilgili ve ayrıca anayasadan kaynaklanmaktadır. İkincisi ise, ayni veya benzer durumda bulunan işçilere eşit davranmayı ifade eden eşit işlem yapma borcudur. Bu borç işverenin Borçlar Kanunu’ndan kaynaklanan yönetim hakkı ile de ilişkilidir. Evrensel bir ilke olmakla birlikte işçi hakları kapsamında ayrımcılık yasağına göre iş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ve…
Güvence bedeli (kefaletle salıverilme) nedir? Tutuklama nedenlerinin varlığı halinde şüpheli ve sanığın Ceza Muhakemesi Kanunu’nda öngörülen bir ve birden fazla yükümlülüğe tabi tutulmasına adli kontrol denir. Örneğin konutu terk etmemek, yurt dışına çıkamamak, düzenli olarak imza vermek, güvence bedeli yatırmak, sürücü belgesini teslim etmek vs gibi. Tutuklama kişi özgürlüğüne ağır bir müdahale oluşturduğu için ve en son başvurulacak çare olması sebebiyle, tutuklama ile ulaşılmak istenen amaca daha uygun tedbirlerle ulaşma olanağı varsa şüpheli hakkında bu tedbirler uygulanır. Bu tedbirler de adli kontrol tedbirleridir. Güvence bedeli de bir adli kontrol tedbiridir. Bu uygulama kefaletle salı verilme olarak da bilinmektedir. CMK 109.…
İkrar ne demek? Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre ikrar, saklamayıp doğruca söyleme, açıkça söyleme, bildirme, kabul etme demektir. Ceza Hukuku’nda da kabul etme anlamında kullanılır. Ancak her durumda göz önünde bulundurulmalı mıdır? Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2015/1932 esas 2018/1069 karar 13.02.2018 tarihli içtihadı ile ikrarı ve uygulanma şartlarını açıklamıştır. Ceza Muhakemesinin asıl amacı maddi gerçeğe ulaşmaktır. Buna ulaştıracak araçlar ise delillerdir. Deliller şahsi açıklamalar, tanık beyanları, sanık ve tanıklardan başka kişilerin açıklamaları, özel yazılı açıklamalar, görüntü ve/veya ses kayıt eden açıklama ve belirtiler şeklinde ayrıma tabi tutulabilir. Bütün isnat araçları delildir. Soyut olarak deliller eşdeğerdedir. Her…
Uygulamada sık sık mirasçıların mal kaçırdığına tanık olmaktayız. Hukuken de bu durum önemli bir konu olup tapu iptal ve tescil davalarında sık sık gündeme gelmektedir. Konunun anlaşılması için öncelikle temek konudan bahsedelim. Mal kaçırma muris muvazaası demek peki muvazaa nedir? Sözleşmenin her iki tarafının da bilerek ve isteyerek görünürdeki işlemi, üçüncü kişileri aldatmak amacıyla iradelerinden farklı yansıtmalarına muvazaa denmektedir. Muvazaa mutlak ve nispi olarak ikiye ayrılır. Tarafların aslında hiçbir işlem yapmamalarına rağmen üçüncü kişilere ortada bir hukuki işlem varmış gibi göstermeleri “mutlak muvazaa”, tarafların iradelerinin gerçekten bir hukukî işlem yapmak isteyip de üçüncü kişilerde başka bir hukukî işlemin kurulduğu görüşünü…
Abonelik sözleşmesi günümüzde en çok karşılaşılan sözleşme türlerindendir. Elektrik, doğalgaz, su, İnternet, GSM, otopark aboneliği, spor salonu aboneliği vb. birçok alanda abonelik sözleşmesi yapılabilmektedir. Bu sözleşmelerden kaynaklanan para alacaklarına ilişkin özel bir düzenleme yapılarak tahsilinin kolaylaştırılması sağlanmıştır. Abonelik sözleşmelerinden kaynaklanan alacaklar Merkezi Takip Sistemi ile kolaylaştırılmıştır. Abonelik sözleşmesi nedir? Abonelik Sözleşmeleri, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunmasına Hakkında Kanunu’nun 52. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre “Abonelik sözleşmesi, tüketicinin, belirli bir mal veya hizmeti sürekli veya düzenli aralıklarla edinmesini sağlayan sözleşmelerdir.” şeklinde tanımlanmıştır. Lafzından da anlaşılacağı üzere sözleşmede satıcı yahut sağlayıcı, belirli bir mal ya da hizmeti düzenli olarak tüketiciye sunma borcunu, tüketici ise…
Kiralayan ve kiracı arasında kira artış ve kira artış oranı sık sık sorun teşkil etmektedir. Son dönemde de konut ve çatılı iş yeri kiralarındaki artış gündemden düşmemektedir. Pahalılaşan hayat şartları nedeniyle kiraya verenin kira bedelinde artışa gitme isteği makul görülmelidir. Ancak kira bedelinde yapılacak artış oranı, tamamen kiraya verenin inisiyatifine de bırakılmamıştır. Bu hususa ilişkin hukuki sınırlamalar mevcuttur. Kira artış oranına yönelik düzenleme: Türk Borçlar Kanunu Madde 346 ” Kiracıya, kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemez. Özellikle, kira bedelinin zamanında ödenmemesi hâlinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmalar geçersizdir.” şeklindedir.…
Kefil olmak, kefalet sözleşmesiyle asıl borçlunun borcu ifa edememe riskini üstlenerek alacaklıya teminat vermektir. Kefil olmak ne demek denildiğinde ilk olarak kefalet sözleşmesi irdelenmelidir. Kefalet sözleşmesi de kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir. Peki kefil olmamızı sağlayan kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartları nelerdir? Kefalet sözleşmesinin mevcut ve geçerli bir borç için yapılmış olmalıdır. Ancak gelecekte doğacak veya koşula bağlı bir borç için de, bu borç doğduğunda veya koşul gerçekleştiğinde hüküm ifade etmek üzere kurulmalıdır. Kefalet sözleşmesinin şekil şartı yazılı olarak yapılmasıdır. Kefilin sorumluluğunun borcun belli bir miktarı ile sınırlandırılması konusunda yapılacak düzenlemelerde de…
Anayasanın Siyasi Haklar ve Ödevler başlıklı Dördüncü Bölümünün 74’ncü maddesinde güvence altına alınmıştır. Dilekçe hakkı nedir denildiğinde sorulara cevap almak suretiyle bilgi edinmeyi, şikâyette bulunmak suretiyle denetlemeyi, dilek ve önerilerde bulunmak suretiyle de demokratik katılımı sağlayan bir hak anlamalıyız. Dilekçe hakkı aynı zamanda Anayasa’da yer alan hak arama özgürlüğü (m.36) ve bilgi edinme hakkıyla (m.74/4) da ilişkilidir. Bu hak, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) “Hürriyete Karşı Suçlar” Bölüm başlığı altında yer verilen Dilekçe Hakkının Kullanılmasının Engellenmesi adı altında ilk kez 5237 TCK’nın 121’nci maddesi ile koruma altına alınmıştır. Dilekçe Hakkının kullanılmasına Dair Kanunla dilekçenin şekli ve kullanılma biçimi, hukuki olarak konusu…