Abonelik sözleşmesi günümüzde en çok karşılaşılan sözleşme türlerindendir. Elektrik, doğalgaz, su, İnternet, GSM, otopark aboneliği, spor salonu aboneliği vb. birçok alanda abonelik sözleşmesi yapılabilmektedir. Bu sözleşmelerden kaynaklanan para alacaklarına ilişkin özel bir düzenleme yapılarak tahsilinin kolaylaştırılması sağlanmıştır. Abonelik sözleşmelerinden kaynaklanan alacaklar Merkezi Takip Sistemi ile kolaylaştırılmıştır.
Abonelik sözleşmesi nedir?
Abonelik Sözleşmeleri, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunmasına Hakkında Kanunu’nun 52. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre “Abonelik sözleşmesi, tüketicinin, belirli bir mal veya hizmeti sürekli veya düzenli aralıklarla edinmesini sağlayan sözleşmelerdir.” şeklinde tanımlanmıştır.
Lafzından da anlaşılacağı üzere sözleşmede satıcı yahut sağlayıcı, belirli bir mal ya da hizmeti düzenli olarak tüketiciye sunma borcunu, tüketici ise bu mal veya hizmetin bedelini peşin veya dönemsel olarak ödeme borcunu üstlenmiştir. Bu anlamda abonelik sözleşmeleri, hem tüketiciye hem de satıcı yahut sağlayıcıya borç yükleyen sözleşmelerdir.
Yine aynı kanun maddesi gereği yazılı veya mesafeli olarak kurulan bu sözleşmelerin bir nüshasının kâğıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısı ile tüketiciye verilmesi zorunludur. Kanun tarafından şekil şartı öngörüldüğünden abone sözleşmesi kanuna uygun şekilde yapılmalıdır.
Sözleşme belirli süreli yahut belirsiz süreli olarak kurulabilir. Belirli süreli abonelik sözleşmelerine sözleşmenin belirlenen süre kadar uzayacağına ilişkin hükümler konulamaz; ancak sözleşmenin sona ereceği tarihe kadar tüketicinin talepte bulunması veya onay vermesi hâlinde abonelik sözleşmesi uzatılabilir.
Burada abone sözleşmeleri için en önemli hususlardan biri de tüketici, belirsiz süreli veya süresi bir yıldan daha uzun olan belirli süreli abonelik sözleşmesini herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin istediği zaman feshetme hakkına sahiptir.
Yukarıda da aktarıldığı üzere abonelik sözleşmelerinin çeşitlilik içermesi sebebiyle; sözleşmenin kanuna uygun düzenlenip düzenlenmediği, taahhüt içerip içermediği, fesih şartları, cayma, cezai şart gibi hususlarda mutlaka hukuki danışmanlık alınmalıdır.
Abonelik sözleşmelerinde ödeme bildirimi ve itiraz:
Satıcı veya sağlayıcı, her bir tüketim dönemi sonunda tüketicinin ödeyeceği hizmet bedelini içeren bir ödeme bildirimi düzenlemek zorundadır. Bu ödeme bildirimi, açık ve anlaşılır olmalıdır.
Ödeme bildirimi, Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği’nin 19. Maddesinde yer alan bilgileri içermek zorundadır. Bu bilgilere; ödeme bildiriminin ait olduğu dönem ve düzenlenme tarihi, son ödeme tarihi, ödeme şekilleri ve ödeme merkezleri, tüketicinin itiraz ve taleplerini iletebileceği iletişim kanalları, son ödeme tarihinde ödemenin yapılmaması halinde tüketiciye uygulanacak gecikme zammı oranı örnek olarak verilebilir. Yine mevzuat uyarınca yönetmeliğin 19. Maddesinde yer alan bilgileri içermesi koşuluyla fatura vb. belgeler ödeme bildirimi sayılmaktadır.
Satıcı veya sağlayıcı ödeme bildirimini, son ödeme tarihinden en az yedi gün önce tüketiciye gönderir. Ödeme bildirimlerinde yer alan tutarın hatalı olduğundan bahisle itiraz etmek mümkündür. İtiraz süresi, bildirimin düzenlendiği tarihten itibaren bir yıldır.
Abonelik sözleşmesinden kaynaklanan para alacaklarına ilişkin Merkezi Takip Sistemi’nden yapılan ilamsız icra takibi nedir?
Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü 7155 Sayılı Kanun ile düzenlenmiştir. Bahsi geçen kanun Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) bünyesinde oluşturulan Merkezî Takip Sistemi üzerinden başlatılmasına ve haciz aşamasına kadar yürütülmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. Bu Merkezi Takip Sitemi de yine diğer icra takipleri gibi icra daireleri tarafından işletilmektedir.
Bu takip yoluna başvurulabilmesi için;
- Bir abonelik sözleşmesinin bulunması,
- Bu abonelik sözleşmesinden kaynaklanan para alacağının söz konusu olması,
- Sözleşme kapsamında tüketiciye sunulmuş bir mal veya hizmetin bulunması ve bedelin faturaya yansıtılmış olması,
- Alacağın, avukatla takip edilmesi gerekmektedir.
Alacaklı avukatı, icra takibini başlatmak için Merkezî Takip Sisteminde (MTS) yer alan takip talebini doldurur. Takip talebinin sisteme kaydedilmesinden sonra sistem tarafından ödeme emri düzenlenir. İcra takibine ilişkin ödeme emri borçluya yani tüketiciye gönderilir. Ödeme emri ile borçluya; toplam borç miktarı ve ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde ödeme yapması gerektiği, hangi hesaba ödeme yapılacağı, tebliğden itibaren 7 gün içerisinde ödeme emrine itiraz edebileceği, süresinde itiraz etmez yahut ödeme yapmaz ise yetkili icra dairesince cebri icra işlemlerine devam edileceği bildirilir.
Merkezi Takip Sitemi’nden gelen ödeme emrine itiraz nasıl yapılır?
İcra daireinden yani Merkezi Takip Sistemin’nden düzenlenen ödeme emrini teslim alan tüketici, kendisine tebliğ yapıldığı tarihten itibaren 7 gün içerisinde ödeme emrine itiraz etme hakkına sahiptir. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederek borçlu olmadığı, faiz oranının fahiş olduğu, borcunu ödediği vb. itirazlarını sunabilir.
Ödeme emrine itiraz, icra dairesine verilecek yazılı dilekçe ile gerçekleştirilebilir. Ödeme emrini gönderen icra dairesi şayet borçlunun bulunduğu mevkiden uzakta ise en yakın adliyede yer alan icra dairesi aracılığıyla ilgili icra dairesine itiraz evrak gönderilebilir. Ödeme emrine yapılan geçerli itiraz, takibin durmasını sağlayacaktır. Ancak önemle belirtmek gerekir ki borcun tamamına itiraz edilmediği takdirde itiraz edilmeyen kısım için takip işlemleri devam edecektir. Takibin durmasından kasıt, borçlu aleyhine icra işlemlerine alacaklının devam edememesi anlamına gelir.
İcra takibine itiraz etmiş olmak bir daha aynı borçla karşı karşıya kalınmayacağı garantisini vermemektedir. Alacaklı, borçlunun itirazını kaldırarak takibe devam etmek için çeşitli hukuki yollara başvurabilir
Merkezi Takip Sitemi’nden gelen ödeme emrine itiraz edilmezse ne olur?
Alacaklı tarafından gönderilen ödeme emrine itiraz edilmez yahut itiraz edilir ancak süresi kaçırılırsa bu durumda icra işlemleri devam edecektir. Zamanında itiraz edilmemesi sebebiyle takip kesinleşecektir. Bu aşamadan sonra alacaklı takibe konu borca ilişkin haciz talebinde bulunabilecektir. Eğer borçlu süresinde ödeme emrine itiraz etmez ve takip kesinleşirse tüketici, borçlu olmadığını düşünüyor yahut icra takibinin haksız olduğu düşünüyor ise başkaca hukuki yollara başvurması gerekecektir.
İcra takibi süreci, karmaşık ve hak kayıplarına açık bir alan olması sebebiyle her aşamasının dikkatle takip edilmesi ve gerekli işlemlerin zamanında yapılması büyük önem teşkil etmektedir. Yapılacak hukuki işlemlerin içerikleri somut olayın özelliklerine göre değişiklik arz edeceğinden icra hukuku alanında çalışan avukatlara mutlaka başvurulmalıdır.
Av. Havva KÜLÜĞ & Av. Fatma Nurşan OFLUOĞLU