Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı, Cumhuriyet savcısının, soruşturma sonucunda kamu davası açılması için yeterli şüphe bulunmasına rağmen, kanunda öngörülen şartların gerçekleşmesi hâlinde kamu davasını belirli bir süre açmamasına karar vermesidir.
Bu kurum, ceza yargılamasında her suç veya her şüpheli bakımından uygulanabilen genel bir af ya da beraat mekanizması değildir. Kanunda belirtilen şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Kamu davası açılmasının ertelenmesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 171. maddesinde düzenlenmiştir. Adalet Bakanlığı’nın açıklamalarında da belirtildiği üzere kurum, Türk ceza adalet sistemine ilk olarak çocuklar bakımından getirilmiş; daha sonra CMK m.171 ile yetişkinler bakımından da uygulanabilir hâle getirilmiştir. (Bkz. Alternatif Çözümler)
Kamu Davası Nedir?
Kamu davası, ceza soruşturmasının tamamlanmasının ardından Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenen iddianamenin mahkemece kabul edilmesiyle başlayan ceza yargılamasıdır. Bir suç işlendiği yönünde ihbar veya şikâyet geldiğinde Cumhuriyet savcılığı tarafından soruşturma yürütülür. Savcı, delilleri toplar ve soruşturma sonucunda değerlendirme yapar. Eğer elde edilen deliller, suçun işlendiği konusunda yeterli şüphe oluşturuyorsa kural olarak iddianame düzenlenerek kamu davası açılır. Ancak kanun, belirli şartların gerçekleşmesi hâlinde bu kuralın istisnası olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine imkân tanımaktadır.
Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Nedir?
Savcılık, dava açmak için yeterli şüphe bulunduğu hâlde, kanuni şartlar mevcutsa hemen iddianame düzenlemek yerine kamu davasının açılmasını erteler. Erteleme süresi 5 yıldır. Bu süre içerisinde şüpheli bakımından kanunda öngörülen şartların ihlal edilmemesi hâlinde kamu davası açılmaz ve soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir.
Dolayısıyla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı, şüpheli hakkında mahkûmiyet kararı verildiği anlamına gelmez. Buradaki temel amaç, belirli şartlar altında kamu davası açılmasına gerek kalmadan ceza soruşturmasının sonuçlandırılmasıdır.
Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesinin Şartları Nelerdir?
Kamu davası açılmasının ertelenmesi için yalnızca suçun cezasının belirli sınırlar içerisinde olması yeterli değildir. Hem suça hem de şüpheliye ilişkin şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir.
CMK m.171 kapsamında genel olarak aranan şartlar şunlardır:
1. Suçun uzlaştırma veya önödeme kapsamında olmaması gerekir
Genel KDAE düzenlemesi bakımından, uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlar bakımından CMK m.171/2’deki genel erteleme mekanizması uygulanmaz. Bununla birlikte uzlaştırma sonucunda edimin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik göstermesi gibi özel durumlarda ayrıca kamu davasının açılmasının ertelenmesi gündeme gelebilir. Dolayısıyla “uzlaştırmaya tabi suçlarda hiçbir şekilde KDAE olmaz” şeklinde kategorik bir ifade doğru değildir. Uzlaştırma sürecinin nasıl sonuçlandığı ayrıca değerlendirilmelidir. (Alternatif Çözümler)
2. Suçun cezasının üst sınırı 3 yıl veya daha az olmalıdır
Genel KDAE düzenlemesi, üst sınırı üç yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlar bakımından uygulanabilir.
Çocuklar bakımından ise özel hükümler bulunmaktadır. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin çocuklara özgü farklı süre ve şartlar söz konusu olabilir. Özellikle 15 yaşını doldurmamış çocuklar bakımından CMK’daki üç yıllık üst sınırın beş yıl olarak uygulanması öngörülmüştür.
3. Şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan hapis cezasıyla mahkûm olmamış olması gerekir
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi bakımından şüphelinin geçmişteki adli sicil durumu önem taşır. Şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasıyla mahkûm edilmemiş olması gerekir. Burada yalnızca hakkında daha önce soruşturma yapılmış olup olmadığına bakılmaz. Önceki kararın niteliği ve özellikle hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
4. Şüphelinin yeniden suç işlemekten çekineceği yönünde kanaat oluşmalıdır
Savcılık tarafından yapılan değerlendirmede, kamu davasının açılmasının ertelenmesi hâlinde şüphelinin yeniden suç işlemekten çekineceği yönünde kanaat oluşmalıdır. Bu değerlendirme soyut biçimde yapılmamalıdır. Şüphelinin kişiliği, olayın özellikleri, suçtan sonraki davranışları ve soruşturma kapsamında ortaya çıkan diğer olgular birlikte değerlendirilir.
5. Ertelemenin şüpheli ve toplum açısından daha yararlı olması gerekir
Kamu davası açılmasının ertelenmesinin, kamu davası açılarak normal ceza yargılaması yapılmasına kıyasla şüpheli ve toplum açısından daha yararlı olması gerekir. Dolayısıyla savcının değerlendirmesi yalnızca şüphelinin menfaati üzerinden yapılamaz. Toplum yararı da dikkate alınır.
6. Mağdurun veya kamunun uğradığı zarar tamamen giderilmiş olmalıdır
Suç nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı ve Cumhuriyet savcısı tarafından tespit edilen zarar;
- aynen iade,
- suçtan önceki hâle getirme veya
- tazmin
yollarından biriyle tamamen giderilmiş olmalıdır.
Bu şart özellikle malvarlığına yönelik suçlarda önem taşımaktadır. Zararın bulunup bulunmadığı, zarar miktarı ve zararın giderilip giderilmediği somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Hangi Suçlarda Uygulanmaz?
CMK m.171/6 kapsamında bazı suçlar bakımından kamu davasının açılmasının ertelenmesi hükümleri uygulanmaz.
Bunlar genel olarak:
- Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme veya örgüte üye olma suçları ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar,
- Kamu görevlisi tarafından görevi sebebiyle veya kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen suçlar,
- Asker kişiler tarafından işlenen askerî suçlar,
- Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar
şeklinde düzenlenmiştir.
Dolayısıyla bir suçun ceza miktarı üç yıl veya altında olsa bile, suçun CMK m.171/6 kapsamındaki istisnalardan birine girmesi hâlinde genel KDAE hükümlerinden yararlanılması mümkün olmayabilir.
Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Ne Kadar Sürer?
Genel kural olarak kamu davasının açılması 5 yıl süreyle ertelenebilir. Bu süre içerisinde şüphelinin kanunda öngörülen şartlara uygun davranması gerekir. Çocuklar bakımından ise 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 19. maddesi nedeniyle farklı bir erteleme süresi söz konusu olabilir. Çocuklar bakımından genel olarak 3 yıllık erteleme süresi öngörülmektedir.
Erteleme Süresi İçerisinde Şüpheli Suç İşlerse Ne Olur?
KDAE kararının en önemli sonucu, erteleme süresinin şüpheli bakımından bir denetim dönemi oluşturmasıdır. Şüpheli, erteleme süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlerse, kanunda öngörülen sonuçlar doğar ve kamu davası açılması gündeme gelir. Buna karşılık erteleme süresinin kanuna uygun şekilde geçirilmesi hâlinde Cumhuriyet savcısı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir. Bu nedenle KDAE kararı verilen kişinin erteleme süresi boyunca yeni bir suç işleyip işlemediği önem taşır. Yeni suç işlenmesi halinde den usulüne uygun bir tebliğ olup olmadığı önem taşımaktadır.
Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesinde Zamanaşımı İşler mi?
CMK m.171/4 uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi süresince dava zamanaşımı işlemez. Dolayısıyla erteleme süresinin geçmesiyle birlikte zamanaşımının da normal şekilde işlemeye devam ettiği düşünülmemelidir.
Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Kararı Adli Sicile İşlenir mi?
Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararlar, kanunda öngörülen şekilde bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar normal adli sicil kaydı gibi herkes tarafından görülebilen bir kayıt niteliğinde değildir. CMK m.171/5 uyarınca bu kayıtlar, ancak soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından kanunda belirtilen amaçlarla istenebilir.
Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Kararına İtiraz Edilebilir mi?
CMK m.171/2 ve m.173 kapsamında, suçtan zarar gören veya şüpheli tarafından KDAE kararına karşı kanunda öngörülen usulle itiraz edilmesi mümkündür. İtiraz bakımından özellikle kararın tebliğ tarihi, görevli ve yetkili merci ile kanuni süre önem taşır.
Uyuşturucu Kullanma Suçunda Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi
Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma ve kullanmak amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma bakımından TCK m.191’de özel bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi rejimi bulunmaktadır. Bu nedenle uyuşturucu kullanma suçunda yalnızca CMK m.171’deki genel KDAE şartlarına bakılması doğru değildir. TCK m.191 kapsamında Cumhuriyet savcısı tarafından kamu davası açılmasının ertelenmesine karar verilmesi ve buna bağlı olarak denetimli serbestlik ve gerektiğinde tedavi tedbirlerinin uygulanması söz konusu olabilir. Ancak bu düzenleme ancak ilk kullanım için geçerlidir. Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği de TCK m.191 kapsamında kamu davasının açılmasının ertelenmesi sürecinde denetimli serbestlik ve gerektiğinde tedavi uygulamasını ayrıca düzenlemektedir.
Uyuşturucu Suçunda KDAE Süresince Ne Olur?
TCK m.191 kapsamındaki özel düzenlemede kamu davası açılmasının ertelenmesiyle birlikte denetimli serbestlik tedbiri uygulanabilir. Gerekli görülmesi hâlinde tedavi de uygulanabilir. Şüphelinin kendisine yüklenen yükümlülüklere uymaması veya kanunda belirtilen şekilde yeniden uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, satın alması, kabul etmesi ya da bulundurması hâlinde kamu davasının açılması gündeme gelebilir.
Burada özellikle önem taşıyan nokta, TCK m.191’in genel KDAE düzenlemesinden farklı özel hükümler içermesidir. Bu nedenle uyuşturucu suçlarına ilişkin dosyalarda yalnızca CMK m.171 üzerinden değerlendirme yapılması hatalı sonuçlara yol açabilir. Bu suça ilişkin erteleme kararları kendi içinde değerlendirilir.
